Dostum diyorum az olmuş gideli
Yeri sıcak
Bahanlere öyle sarınmışki sımsıcak
Öteye yürümüş benden sarkmış dam
Odam iki kapılı benim birisi maveraya
Yine gitmelere bu şekilde olmadı ben
Yakıştıramadım giyme bir daha
Anısı sıcak
Bekçiyim hayal ediyorum-korurum-
gözleri
Koruyan ve buğusu kaplarsa çok
görünmez
Üstünü dağ kaplamış koca bir
Mevkisi üstten altınla kaplanmış
değildir
Elbet.Döner dolaşırda biz aşka
geliriz
Hiç gittikmi diye sorarsan biz çöle
Ve akmayan kuma ve yağmayan suya
Uğradık.Keskin nane kokumuzu almışlar
Oradan.Ne tenha ne barışcıl
yalnızlık
Umut ekmedelerdide hasata çiftçi
ölmüş
Kırlangıçları düşünürken uçar
buldum
Benim küçük sepetimde nar var
Ağır tohumluktan taze,bitmemiş hala
Arıyormuş beni arada bulur
İçine gizledim coşkuyu ve umudu
Patlasa ne çare dağılsın heryere
Verir belki parçalarını ve tamamını
Almaya gelmiş birisi yüzünü önüne
eğdi
Şimdi soğudu-az önce gelsen!-
Nazik bir fiyaskodan bahis mermiler
yağarda
Hep mi bizimkilerin üstüne
Bugün yine ömürle ölümü
yarıştırdılar
Kazanan ezelden belli muhakkak
Ezdiler iyice ezmeyince iyi karışmazmış
Yoksul çözümlere gebe dağlar ve
analar
Dostum şimdi tam buradan gittiğinde
Ezberimde olan şekliyle ve gülüşü
Yine yüksekten bombaladılar
Şehrin gülüşlerine yeni atamışlardı
oysa
Mahrem sudan içme ve kayadan düşme
Bir anda oldu.Sürüklenmede avluyu toz
Kapı kırıldı şimdi halk dakikce
gitmeye
Gölü vurdular çevresi
Ağaçtan yoktu eser
Birkaç ot dikensi
Gölü vurdular çevresi
Özgür bulutlar ve
sancıda.......................
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder